Bu ülkenin okur yazar insanları olarak ülkemizin her bireyinin değerli olduğu ön kabulüyle olaylara yaklaşmalıyız. Adamın cebinde Türkiye cumhuriyeti kimliği mi var, o adam değerlidir. o adamın mutluluğu ve huzurunu temin etmek için vardır bu ülke.
bu nedenle hayvanlar hakkında gösterilen duyarlılıktan katbekat fazlası bu vatandaşlarımız için de gösterilmelidir. (hayvanlar hakkındaki duyarlılığımız elbette çok çok değerli.)
bir insan haklı ya da haksız yere hapse düştüyse bu o insanı devletin düşmanı haline getirmez. bambaşka şartlarda yaşıyoruz, ne olacağımız belli değil. o halde devlet de büyüklüğünü göstermeli, her vatandaşına aynı saygı ve sevgiyle yaklaşmalı.
insanların güneş altında saatlerce bekletilmesi ya da yeterli gıdanın verilmemesi büyük bir skandaldır. Bunu en iyi takdir edecek olan da bu ülkenin iyi eğitimli ve elit kitlesinin önemli bireyleri olan hakim-savcı ve cezaevi yetkilileridir. Bu ülkenin zenginliği güneşi engelleyecek tenteler yapmaya da yeter, insanları bilim ve kültürle dolduracak kütüphaneler yapmaya da. insanların vardiya ile uyuması ya da kalabalıktan birbirinin üstüne basması ülkemize kesinlikle yakışmayan bir durumun göstergesidir.

Bu insanlar emanettir. Eminim sitedeki bu başlık pek çok mahkumun şartlarının iyileşmesi için bir başlangıç olur.

Edit: şu yazıyı okuyup da kendisine laf atıldığı, hakaret edildiği zannıyla adama hakaretler edenler, ‘ben askerlikte çok daha kötüsünü yaşadım.’ diyenler, ‘suçlusun sen, tabi çekeceksin.’ diyenler, dışkısı yedirilmedikçe işkence sayılmayacağını iddia edenler… birkaç saat sonra hapse girecek ve belki de çocuklarından, sevdiklerinden ayrılacak bir insanın dramını ‘bana hakaret edemezsin.’ sığlığında anlayanlar… empati denen şeyden bihaber yığınlar…

kime oy verirseniz verin, içinde bulunduğumuz durumun sorumluluğu sizlerde de var. her gün destanlar yazdığınız o Avrupayı medeni yapan her insanın insanca yaşamaya hakkı vardır temel anlayışıdır. kim olursa olsun, hangi sebeple içeri girmiş olursa olsun temel insani şartlara sahiptir herkes.

bizim hak ettiğimiz de bunlar demek ki, aydın geçinenlerimiz insan haklarının çiğnenmesini önemsemiyor, bir gün başına gelebileceğini hesap etmiyor ve insanca şartlar oluşsun diye bir gayret içine giremiyor.

Tags:

Bir Cevap Yazın